İlişkili Haberler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York'taki temaslarının ardından Ercan Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi.

Kıbrıs'ta genellikle kendi sorunlarıyla meşgul olduklarını belirten Akıncı, dünyada çok önemli sorunlar yaşandığını, bunların da Kıbrıs'ı ilgilendirdiğini söyledi.

New York'ta, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştüklerinin altını çizen Akıncı, Çavuşoğlu'nun kendilerinden önce Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştüğünü ve bu görüşme hakkında kendilerini bilgilendirdiğini aktardı.

Akıncı, Guterres ile yaptığı görüşmenin beklenenin iki buçuk misli sürede tamamlandığını ve sadece bunun bile Guterres'in Kıbrıs konusuna olan duyarlılığını gösterdiğini belirtti.

New York'a gitmeden önce Guterres'in öncülüğünde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lider Nikos Anastasiadis'in de katılacağı üçlü bir görüşme olmayacağını açıkladığını hatırlatan Akıncı, bu yönde bir beklentinin olmadığını da sözlerine ekledi.

Guterres'in kendilerini telefonla aradığında söylediklerinden yola çıkarak, bunu açıkladığını ifade eden Akıncı, "Genel Sekreter, yoğunluğu dolayısıyla üçlü bir görüşmeyi bu defa düşünmedi ama ondan sonra nitekim ekim ve kasım olarak konuşuyoruz, ya tekrar New York'ta ya da kendisinin Avrupa'ya yapacağı bir seyahat bağlamında uygun bir şehirde üçlü bir buluşmayı bize telefonla söylemişti zaten." dedi.

 "GENEL SEKRETER HERHANGİ BİR BAŞARISIZLIĞIN YAŞANMASINI İSTEMİYOR"

Cumhurbaşkanı Akıncı, Guterres'in inisiyatif alma konusunda çok istekli ve kararlı olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

 "Gün ve saat söyleyerek bir açıklamada bulunmamış olmam (New York'taki açıklamasında), bazı muğlaklıklar yaratmış gibi değerlendirilebilir. Biz, Guterres'e haksızlık yapamayız. Açıklamalarımı bize Genel Sekreter'in söylediği çerçeve ile sınırlı tuttum. Gerçekten şu an itibarıyla ekim ayının falanca günü, falanca saatte ve filanca yerde gibi bir noktada değiliz. Genel Sekreter büyük ihtimalle öncelikle üçlü görüşmeyi yapmak isteyecektir, bunu bize ima etmiştir, beşliyi dışlamamaktadır, üçlüden sonra beşli görüşme de olabilir ancak her iki şıkta da Genel Sekreter geçmişteki gibi herhangi bir başarısızlığın yaşanmasını istemiyor. O nedenle hazırlıklı bir şekilde bu toplantıların yapılmasını arzu ediyor. Özellikle beşli görüşmenin. Önümüzdeki haftalarda, muhtemelen ekim ayı bitmeden olması büyük olasılıktır, olmazsa en nihayet kasımda. Guterres'in ifadesiyle söylüyorum, kesinlikle yeni yıldan önce olacak şekilde bir üçlü ve muhtemelen iyi bir hazırlıktan sonra beşli görüşme olabilir."

Anastasiadis'in yaptığı açıklamaların sürece katkı sunmadığını belirten Akıncı, Rum liderin bugün yaptığı bir açıklamada, 9 Ağustos'ta liderler arasında yapılan toplantıda referans kavramlarda anlaşıldığını ve daha sonra Kıbrıs Türk tarafının geri adım attığını iddia ettiğini söyledi.

 "Anastasiadis'in bu algı yaratma çabasından vazgeçmesi gerekir"

Cumhurbaşkanı Akıncı, "Bu kesinlikle doğru değil. Anastasiadis'in kesinlikle bu algı yaratma çabasından vazgeçmesi gerekir. Son iki yıldır Anastasiadis, iki devletten gevşek federasyona, merkezi olmayan yönetimden dönüşüm başbakanlığa kadar daldan dala kondu." diye konuştu.

Kıbrıs Türk tarafının istikrarlı bir şekilde, üç unsurun altını çizdiğini anımsatan Akıncı, mümkün gördükleri çözümün, BM parametrelerinde var olan, siyaseten eşit iki kurucu devletli, özgürlük ve güvenlik içerisinde yaşanacak, iki kurucu devlete dayalı federal bir çözüm olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bu çözüm içerisinde var olan belgelerin, 11 Şubat 2014 Ortak Açıklama Belgesi, geçmiş mutabakatlar ve 30 Haziran 2017 tarihli Guterres Çerçevesi olduğuna dikkati çekerek, iki yıldır Anastasiadis'in Guterres Çerçevesini kabul etmemek için nasıl uğraştığını gördüklerini söyledi.

 "ANLAŞTIYSAK, LUTE BURADA NİYE KALDI?"

Anastasiadis'in 9 Ağustos toplantısında da aynı noktada olduğunu hatırlatan Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bize o gün yaptığı teklif, 'Gel 6 maddeyi yazalım da tarihi boşver.' Buna verdiğimiz cevap elbette hayır oldu. Biz netlik ve açıklık istiyoruz. İki yıl boyunca 30 Haziran'ı, 4 Temmuz yapmak için uğraştın (Anastasiadis), sonuçta, temmuzda BMGK kararı geçti ve orada 30 Haziran diye çizildi. Etkin katılımla ilgili ayak sürmesine karşı olarak da 716 sayılı Güvenlik Konseyi kararı referans yapıldı. Yani orada da BM parametrelerinin etkin katılımı nasıl öngördüğü altı çizilerek vurgulandı. Anastasiadis, 9 Ağustos'taki toplantıda 30 Haziran tarihli belgeyi, tarihiyle birlikte çarpıtmadan, sulandırmadan kabul etmemişken, nasıl 9 Ağustos günü bu konularda mutabık kaldık? Bunu nasıl iddia edebiliyor? Siyasi eşitlik ve etkin katılımla ilgili geçmiş mutabakatlarda var olan bu hususlarına karşı hala ayak sürüyen Anastasiadis nasıl referans kavramlarında anlaştık diye ve bizim ondan sonra geri adım attığımızı iddia edebiliyor. Anlaştıysak Lute (Guterres'in Kıbrıs meselesi için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl) 1 hafta boyunca burada niye kaldı ve uğraş verdi. Bizim bu konuda güvencemiz BM'dir. Lute ve Guterres her şeyin farkındadır."

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Akıncı, Guterres'e bütün tutumlarını çok net anlattıklarını, BM parametreleri ve geçmiş mutabakatlar içerisinde olanlara taraf olduklarının da çok net olduğunu söyledi.

 "BÖYLE BİR TOPLANTIYI İSTANBUL'DA YAPMAZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM"

Akıncı, "Bizim BM ve Genel Sekreteri'nden beklediğimiz, bunun dışında olan tarafı, ki bu Rum tarafıdır, bu parametreler ve geçmiş mutabakatlar hizasına getirmesidir. BM ile uyum içerisinde, kendi haklarımızı koruyarak, ne istediğimizi bilerek ve istikrarlı bir şekilde bu son 2 yılda sürdürdüğümüz siyasi duruşu sürdürürsek, Rum tarafı bu yalpalanmalarını devam ettiremeyecek." diye konuştu.

Guterres'in 31 Ekim'de İstanbul'a geleceğini hatırlatan Akıncı, bunun öncesinde bir girişimde bulunma ihtimali olduğu söyledi. Akıncı, "Guterres 31 Ekim'de İstanbul'da olsa bile böyle bir toplantıyı İstanbul'da yapmaz diye düşünüyorum, tıpkı Atina'da yapmayacağı gibi." dedi.