İlişkili Haberler

Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre, 2017’de 451 milyon olan diyabetli hasta sayısının 2045 yılında 693 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde de her 9 kişiden birinin diyabet hastası olduğunu hatırlatan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Endokrinoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Taşan, Türkiye’de yaklaşık 7 milyon diyabet hastası olduğunu belirtti.

14 Kasım Dünya Diyabet Günü öncesinde hastalıkla ilgili bilgi veren Taşan, diyabetin oluşumu ve ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğunun altını çizerek şunları söyledi: 

“Tip 2 diyabet tip 1 diyabete göre daha sık görülüyor ve oluşturduğu kardiyovasküler komplikasyonlar ile büyük sorun oluşturuyor. Her 10 tip 2 diyabet hastasından 8’i kalp krizi ve inme gibi bu makrovasküler komplikasyonlardan ölüyor. Yine tüm dünyada travmatik olmayan bacak ampütasyonlarının, diyaliz gerektiren son dönem böbrek hastalığının ve körlüğün başlıca sebebi diyabet hastalığıdır.” 

GÖRME BULANIKLIĞI DİYABETIN HABERCİSİ

Halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, çok su içme, çok idrara çıkma, vücutta sıvı kaybı, görmede bulanıklık diyabetin sık görülen belirtileri arasında. Ancak kan şekerindeki yükselmenin her zaman belirgin bulgular veremeyebileceğini aktaran Prof. Taşan, tedavi sürecine ilişkin de şu bilgileri verdi:

“Diyabetin tedavisinde kan şekerinin ayarlanması çok önemli ancak yeterli değil. Özellikle tip 2 diyabette tansiyon yüksekliği ve diyabetik dislipideminin de (diyabete bağlı kolesterol) tedavisi şart. Sigara kullanımı varsa mutlaka bırakılması ve obez ise kilo verilmesi gerekiyor. Böylece kardiyovasküler komplikasyonların şiddeti daha etkin olarak azaltılabiliyor. Tip 1 diyabetin tedavisinde insülin, tip 2 diyabetin tedavisinde ise oral antidiyabetik ilaçlar öncelikli olarak kullanılıyor. Tedavide önemli olan, erken teşhis sonrası ilaç tedavisine hemen başlamak ve 3 aylık şeker ortalamasını gösteren hemoglobin A1c düzeylerinin hasta için belirlenen hedefe 3 aylık ölçümlerle en kısa sürede düşürerek tekrar yükselmesini engellemek.” 

BARİATRİK CERRAHİ İLE KAN ŞEKERİ REGÜLASYONU MÜMKÜN!

Tip 2 diyabeti ve morbid obezitesi olan hastalarda bariatrik cerrahi olarak adlandırılan ameliyatlarla hastanın hem kilo vermesinin hem de kan şekeri regülasyonunun mümkün olabildiğini dile getiren Prof. Dr. Ertuğrul Taşan, “Ancak bu operasyonlarla ilgili risk ve komplikasyonların azaltılabilmesi ve diyabet tedavisinde etkin olabilmesi için, olguların mutlaka bir endokrinoloji uzmanı tarafından önceden değerlendirilmesi gerekir. Bariatrik cerrahi, uluslararası ölçütlere uygun hastalarda başvurulması gereken bir yöntemdir” diye konuştu.

VİDEO: DİYABET RİSKİ 1 DAKİKADA CEVAPLANACAK 8 SORUYLA BELİRLENEBİLİYOR