İlişkili Haberler

Antalya’da yapılan 53’üncü Ulusal Nöroloji Kongresinde konuşan Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, kongrenin bu yılki ana temasının epilepsi olduğunu söyledi.

Epilepsinin ilk çağlardan beri, bilinmezliği ile insanlığı etkilediğini, gizemini günümüz toplumlarına kadar taşıdığını belirten dernek üyesi Prof. Dr. İbrahim Öztura ise artan travmaların, çevresel etkenlerin, beslenme yetersizliğinin ve ülkemizde de hala problem olan akraba evliliklerinin epilepsi sıklığını arttırdığını söyledi.

Halk arasında "sara hastalığı" olarak bilinen epilepsideki yanlış algıya dikkat çeken Öztura, bu nedenle hastaların damgalanmayla karşılaştıklarını vurgulayarak şunları söyledi:

"Epilepsi hastaları toplumda sosyal izolasyon ve dışlanma yaşamaktadır. Hastaların yaşam kalitesini, nöbetlerden çok toplumdaki yanlış inanış ve algılamalar düşürmektedir. Dünyada 65 milyon, Türkiye’de de yaklaşık 750 bin epilepsi hastası var. Ayaktan tedavi başvuruları içinde baş ağrısından sonra en sık ikinci nörolojik bozukluk olarak ortaya çıkmaktadır.”

Epilepsinin kısa süreli bir beyin fonksiyon bozukluğu olduğunu ve beyin hücrelerinde geçici anormal bir elektrik aktivitesinin yayılması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Prof. Öztura, tedavinin ilaç temelli olduğunu aktardı, nöbetleri durdurmaya yönelik ilaçların ise düzenli ve planlı kullanımının önemine vurgu yaptı.

“HER 6 KİŞİDEN BİRİ İNME İLE KARŞILAŞABİLİR”

Dernek Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk ise her 6 kişiden birinin inme ile karşılaşabileceğini belirterek, İnmeye müdahalede zamanın çok önemli olduğunu söyledi:

“O yüzden de biz ‘zaman beyindir’ diyoruz çünkü her geçen dakika çok sayıda beyin hücresinin kaybına neden olur. İnme belirtileri fark edildiği anda hiç vakit kaybetmeden 112’yi aramalarını istiyoruz. Çünkü 112, hastayı nereye götüreceğini biliyor. Kendi araçları ile geleceklerse de nöroloğun bulunduğu bir sağlık merkezine hızla gelmelerini istiyoruz.”