İlişkili Haberler

Meme kanserinin dünyada en sık rastlanan kanser türü olduğunu belirten İzmir Özel Ata Sağlık Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tireli, hastalığın tedavisinde erken tanının çok önemli rol oynadığını söyledi.

Dr. Tireli, “Kadın vücudunda en çok meydana gelen kanser türü meme kanseridir. Dünya Sağlık Örgütü’nün istatistikleri gösteriyor ki; Amerika’da doğan 8 kız çocuğundan birinde meme kanseri oluşuyor. Batı Avrupa’da da bu durum yüzde 9-10 gibi bir rakam. Ancak İzmir bölgesinde ise doğan 100 kız çocuğunun 11’inde ileride meme kanser olabileceği araştırma sonuçlarında görülmektedir. Eğer meme kanserini erken yakalarsak elimizdeki imkanlarla bugün yüzde 95 üzerinde tedavi etme şansı elde ederiz” dedi.

EN ÖNEMLİ BULGU, MEMEDE HİSSEDİLEN KİTLEDİR

Meme kanserinin dikkat çeken bulgularına değinen Tireli, “Memede hissedilen kitle en önemli bulgudur. Ancak çok düşük bir oranla memede akıntı ve şiddetli ağrı, kızarıklık, ödem şişlik memelerdeki asimetrik duruş gibi şikayetlerle de hastalarımız geliyor. Meme kanseri tanısında, hastaların doktora başvurmasıyla, hasta muayenesi, ultrasonografi, mamografi ondan sonra gerekirse MR ve kesin tanıyı koyan biyopsi gibi işlemler uygulanmaktadır” dedi.

Ailesinde meme kanseri olanların meme kanseri riski 7 kat artıyor. Tireli, “Annesi veya kardeşinde meme kanseri kaç yaşında ortaya çıktıysa, kişiler o yaştan on yıl önce meme kanseri kontrollerine başlamalı” diyerek ailesinde meme kanseri olanların dikkatini çekti.

TEDAVİ NEYE GÖRE PLANLANIYOR?

Meme kanserinin cerrahi tedavisinden bahseden Dr. Tireli, “Erken evre kanserde önce cerrahi yöntemle tümör çıkarılır. Uygulanacak yöntem konusunda hastanın bilgilendirilmesi çok uygun olur. Başlıca iki yöntem var. Memenin tümünün çıkarılması (mastektomi) ve yalnızca memedeki tümörün çıkarılması meme bütünlüğünün mümkün oldukça korunması yöntemi. İki yöntem arasında, sağ kalım yönünden fark yoktur. Koltuk altına yayılma bulunanlarda da bazı yenilikler var. Koltuk altını temizleme yönteminden bazı hastalarda vazgeçtik. Bekçi düğüm çalışması, ameliyat sırasında yapılıyor. Negatif bulunanlarda koltuk altına müdahale edilmiyor ve hastaların kol şişmesi gibi önemli sorunu engelleniyor. İleri evre tümörlerde önce kemo-radyoterapi ile tedaviye başlanır; sonra cerrahi girişim yapılması, uygun olan bir tutumdur. Cerrahi sonrası yapılan patolojik inceleme bulguları göz önüne alınarak, hastanın kemoterapi ve radyoterapisi planlanır” şeklinde konuştu.

VİDEO: MEME KANSERİNDE YENİ TEDAVİ