Çekirdekten fincana kahvenin sıcak yolculuğu

Yağmurlu, rüzgarlı ya da güneşli. Sıradan bir gününüzün keyif kaynağı nedir? Çekirdeklerini öğüttünüz filtreye koydunuz, suyu eklediniz, demlediniz ve tadını çıkarttınız. Cevabı basit: Tabii ki kahve. Peki az önce öğüttüğünüz bu çekirdekler fincanınıza nasıl geldi.

siemens sponsorlu içerik görseli.jpg

Kahve ağaçta yetişen bir meyvenin çekirdeklerinden elde edilir. Meyveler bir kirazı andırır ve olgun hale gelmek için dokuz aya ihtiyaç duyar. Olgunlaşan meyveler elle toplanır. Suya yatırılarak ya da güneşte kurutularak çekirdekleri ayıklanır. Ham, yeşil çekirdekler önce kavrulur. Kavrulma sırasında, kahve çekirdekleri genişler ve renk değiştirir. Isıyı almaya başladıkça rengi açılır sarıya döner. İçindeki su azalır ve kahveye adını veren renge dönüşür. Kavurma işlemi ne kadar uzun sürerse renk o kadar koyulaşır ve aroma ortaya çıkar. 

Sonrasını biliyorsunuz. Çekirdeklerinizi içmeyi tercih ettiğiniz kahvenin türüne göre öğütüp, filtreye koyup sıcak suyla demleyecek ve günün hangi saati olursa olsun afiyetle içeceksiniz.

KAHVE: PEKİ İÇİNDE NE VAR?

Severek içtiğiniz bu şahane bileşenin içinde ne olduğunu biliyor musunuz? Evet bildiniz büyük çoğunluğu sudan ibaret. Yani %98'i. Ancak o bileşende bağımlılık yapan asıl güzellik, kalan yüzde 2'de. En dikkat çekici olanı aroması. Tereyağının bileşenlerinden biri olan içindeki yoğun asetimetil karbinol kahveye tereyağımsı bir tat verir.

Trigonellin kahveye tatlı toprağımsı tadını verir ve diş çürüğüne sebep olan bakterilerle savaşarak dişlerinize tutunmalarına engel olur. Ama asıl sağlık yıldızı, beyninizi serbest radikallerin verdiği hasardan koruyan dicaffeoylquinic asittir. Doğru, kahve bir antioksidandır. Birkaç yudum almanızın ardından, en sevdiğiniz bileşeni etki gösterir: Kafein. Kafein aslında bir bitkisel toksindir. Ama bu gözünüzü korkutmasın. Kafein, beyninizde adenozin adı verilen nörotransmiter madde reseptörlerini engeller. Yani: Üstünüzdeki mamurluğu atar uyanırsınız.

KAHVE HAKKINDA 7 GERÇEK 

Dünya hiç bu kadar kahveye düşkün olmamıştı

Sizin ne kadar tükettiğinizi bilemeyiz ama Uluslararası Kahve Örgütü'ne göre yılda 160 milyon çuval kahve tüketiliyor. Şimdi en sevdiğiniz kahve çeşidini yanınıza alın, bir mola verin ve kahve hakkında bilmeniz gereken 7 farklı şeyi öğrenin.

Kahve sadece içiliyor mu? 

İnsanlar yüzlerce yıldır kahve içiyor ama bazıları yemeyi tercih ediyor. Bazı şirketler kahve meyvesi posasını una dönüştürüyor. Keklerde, ekmeklerde, çikolatada ve soslarda kullanılıyor. Tadı kahveye benzemiyor, çeşidine göre daha çiçekli, narenciye ve kavrulmuş meyve tadı veriyor. Evet tabii ki kahve değil ama yeniyor işte.

En pahalı kahve hangisi?

Misk kedisi mi, fil mi? En pahalı kahveler bu hayvanların bağırsaklarından geçiyor. Kopi luwak Endonezya'da yaşayan misk kedisi adlı bir türün dışkılarından elde ediliyor. Kahve ağacı meyvesi misk kedisinin bağırsaklarından geçerken fermente oluyor ve daha sonra bunlar toplanıp, satılıyor. Kopi luwak kahvesinin bir 500 gramlık paketinin fiyatı lüks mağazalarda 700 doları bulabiliyor.Kopi Iuwak tahtını Siyah Fildişi Kahvesine kaptırmak üzere. Siyah Fildişi Kahvesi Tayland'daki fillerin yiyip, dışkıladığı kahve ağacı meyvelerinden yapılıyor ve ABD'de 35 gramlık küçük bir paketi 85 dolara satılıyor.

Kahvenin faydaları neler ?
Kahve yaşlanmanın etkilerini azaltan antioksidanlar açısından çok zengindir. Bir araştırmaya göre, günde üç fincan kahve içmek aralarında kalp krizinin de bulunduğu birçok önemli nedenden ölüm riskini azaltıyor.Kahvedeki kafein maddesi aynı zamanda insanların enerji seviyelerini ve sportif performanslarını artırmanın bir yöntemi.

Peki bu sihirli içeceği kim keşfetti?

Bir efsaneye göre 9. yüzyılda Kaldi adlı bir keçi çobanı garip bir ağacın meyvelerini yiyen keçilerini gördü ve tüm gece nasıl uyanık kaldıklarını ve enerji dolu olduklarını gördü. Çoban bir grup keşişe haber verdi ve keşişler bu meyveden, kendilerini ibadet sırasında uyanık tutacak sıcak bir içecek yapabileceklerini gördüler.

İlk kafeleri kim açtı?

Kahve sadece evlerde değil, kamuya açık kafelerde veya kahvehanelerde içilmeye başlandı ve bunlar ilk olarak Ortadoğu'da görüldü. Bugün ise dünya kahve içiyor. Finlandiya'da bir kişi yılda ortalama 12 kilo kahve tüketiyor. Norveçliler 10, İzlandalılar 8,7, İsveçliler 8,2 kilo kahve içiyor. Kahveyi dolce vita'nın ayrılmaz bir parçası haline getiren İtalyanlar ise yılda 6 kilo kahve tüketiyor.

Bu keyif bombası nerede yetişiyor?
Kahve ekvator kuşağının 20 derece kuzey ve güney enlemleri arasında, yani yengeç ve oğlak dönenceleri arasında tepelik alanlarda yetişir. 

Peki tüm kahveler aynı mı ?

Bu sorunun yanıtı basit; Hayır. Temelde iki çeşit çekirdek var. Arabica Etiyopya'da keşfedilen orijinal kahve ağaçlarından günümüze kadar gelen tür. Bu bodur ağaçlar, rafine, yumuşak ve aromalı bir kahve üretiyor. Diğer türlerden daha pahalı ve dünya kahve üretiminin yüzde 70'ini oluşturuyor. Robusta ise biraz daha acı ve iki kat daha fazla kafein var. Bu kahve çekirdekleri öncelikle çeşitli harmanlarda ve hazır granül kahvelerde kullanılıyor.

Bugün harika kahvelerin dünyası, olarak Siemens’in home connect özellikli kahve makinesi  ile 17'den fazla kahve çeşidi evinizde. Farklı kahve çekirdek çeşitlerinin paralel kullanımı için iki ayrı kahve çekirdek haznesi olan Home Connect uygulaması ile tek bir dokunuşla en sevdiğiniz kahvenizi hazırlayabilirsiniz.  Eşsiz kahve keyfi için biraraya getirilen yenilikçi teknolojiler tek bir dokunuşla evinizde. iAroma teknolojisine sahip Siemens Tam Otomatik Kahve Makineleri ile tanışmak için tıklayın.


Sayfa Yükleniyor...