K.A, HIV pozitif olduğunu öğrendiğinde bir yıllık evli olduğunu ve dünyanın adeta ''başına yıkıldığını'' hissettiğini belirtti. 

Bu durumu bir süre kimseyle paylaşmadığını, ancak daha sonra eşinin kendisinden uzaklaştığını sezinlediğini ve HIV pozitif olduğunu ilk olarak açıkladığını dile getiren K.A, ''Tabi ki çok zor anlardı bizim için. İnsan bir anda hayatın sonuna geldiğini hissediyor. Sonra eşime hemen test yaptırdım. Çok şükür o negatifti. Bunun üzerine ona ayrılmayı teklif ettim. Fakat o bana sonuna kadar benimle beraber olacağını söyledi. Korunarak hayatımıza, evliliğimize devam edebileceğimizi öğrendik. Sonraki süreçte hep desteğim oldu'' dedi. 

K.A, her çift gibi eşiyle çocuk sahibi olmak istediklerini, bunu doktoruyla paylaştığını, doktorunun ise ''oğlum artık bu çocuk işini unut. Senin çocuğunun olması mümkün değil. Ancak tek bir yol var, o da bir yakınından sperm hücrelerini alarak eşine enjekte edilmesi'' dediğini, bu sözlerin çok ağırına gittiğini vurguladı. 

Bu konuşmanın ardından başka bir doktora gittiğini ve doktorun kendisini tedaviye ikna ettiğini, daha sonra Pozitif Yaşam Derneği ile irtibata geçtiğini, herkesin kendisine yardımcı olmak için yarıştığını anlatan K.A, sözlerine şöyle devam etti: 

''Avrupa'da birçok ülkede sperm yıkama yöntemiyle HIV pozitif erkeğin çocuk sahibi olabileceğini öğrendim. Konuyu eşime açıkladım, adeta sevinçten uçmaya başladık. Artık bebek mağazalarının önünden geçerken vitrinlerden gözlerimizi kaçırmamaya başladık. O gün içimize sanki bir ilahi ışık doğmuştu ve olacağına inanmıştık. Bu araştırmadan sonra jinekologların kapısını çalmaya başladık. Bir tanesi bizimle görüşmeyi kabul etti. O da yasal engeller olduğunu bunu yapamayacağını söyledi. Bu bizim için son derece hayal kırıklığı oldu. Yılmadan araştırmaya devam ettim ve başka bir doktor buldum. Bu işin olabileceğini söyledi. Gerekli tetkikler yapıldı. Bir sorun yoktu. Artık dualarımız hiçbir sorun olmaması yönündeydi. Sperm yıkama yöntemiyle spermlerin arındırıldı ve aşılama yöntemiyle eşim hamile kaldı. İşte o an sevinç çığlıklarıyla birbirimize sarılarak ağlamaya başladık. Adeta evimiz bayram yerine dönmüştü. Şu anda 2 yaşında bir oğlumuz var.''
 
POZİTİF YAŞAM DERNEĞİ
Pozitif Yaşam Derneği İletişim Sorumlusu Çiğdem Şimşek de, yıllardır etkili yöntemler sayesinde HIV/AIDS ile yaşayan kişilerin sağlıklı bebek sahibi olabildiğini söyledi. 

HIV pozitiflere yönelik yurt dışında yıllardır uygulanan yöntemlerin artık Türkiye'de de yapılabildiğini, doğum sırasında ve sonrasında alınan etkili önlemler ile HIV'in bebeğe geçiş riskinin ''yüzde 0,5''in altına kadar düşürülebildiğini ifade eden Şimşek, ''Yıllardır etkili önlemler sayesinde HIV/AIDS ile yaşayan kişiler, sağlıklı bebek sahibi olabiliyor. HIV enfeksiyonu günümüzde kontrol altına alınabiliyor. Doğru zamanda doğru tedavi ile HIV pozitifler uzun yıllar kaliteli bir yaşam sürebiliyor. Güçlü ve etkili tedaviler sayesinde HIV pozitifler, ileri yaşlara kadar yaşamlarını sürdürebiliyor, gereken önlemleri almak koşuluyla evlenebiliyor ve çocuk sahibi olabiliyor'' diye konuştu. 

Şimşek, dernek olarak anne ve babası HIV ile yaşayan 13 bebeğin sağlıklı ve HIV negatif (virüsü taşımayan) olarak dünyaya gelmesine tanıklık ettiklerini bildirdi. 

Zaman içinde hastanelerde gerekli enfeksiyon önlemleri alınmasına yönelik standartlar sağlandıkça sağlıklı bebeklerin sorunsuz olarak dünyaya gelmeye başladığını dile getiren Şimşek, ''İster bebek sahibi olmayı istesin, ister istemesin, bebek sahibi olma hakkının ve tıbben imkanının olduğunu bilmek, ilk tanı alma sürecinde HIV ile yaşamayı normalleştirmek için çok etkili oluyor. Bebek sahibi olmak isteyen HIV pozitif arkadaşların tedavilerini ona göre düzenlemek, risklerini ve yöntemini konuşmak ve detaylı bilgi almak için doktorları ile görüşmelerini tavsiye ediyoruz'' dedi.