CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş ile ilgili iddiaların tamamının siyaset ve karalama amaçlı olduğunu öne sürerek, "Yavaş ile ilgili Ömer Çelik'in iddia ettiği her şey yıllardır varsa, Çelik, AK Parti yıllardır susuyorsa bugün konuşma günü değildir" dedi.

Özel, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 8 Mart'ta kadınların yürümesinin, bütün dünyada serbestken, bir tek İstanbul'da yasak olduğunu savundu.

Kadınların, İstiklal Caddesi'nde yürümeye çalıştığını, önlerine TOMA'ların, kalkanların geldiğini, gaz sıkıldığını ifade eden Özel, kadınlar bunu protesto ederken, ezan okunmaya başlandığını söyledi. Özel, kadınların protesto sesleri içinde, ezanı duymalarının da mümkün olmadığını, ezanı protesto etme dertlerinin bulunmadığını belirtti.

"EZANA ISLIK YALANI O KADAR BÜYÜK YALANDIR..."

Özel, dinden beslenen din tüccarlarının, dini siyasete alet ederek siyasete tutunup, siyasi ve maddi rant elde edenlerin, ülkeyi yönetenlerin seçim sürecinde böyle bir şeye ihtiyacı olduğunu iddia ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Acizliklerinden, zavallılıklarından, içindeki zor durumdan kaynaklanıyor. Ülkenin Cumhurbaşkanı sıfatını üzerinde taşıyan, bir partinin genel başkanının böylesine barışçı bir protestoya üç tane oy fazla almak, beş belediye kaybetmemek için yaptığına bakın. 'Ezanı protesto ettiler" diye, yalanı en üst kademeden söyleyen, savunan bir yaklaşım var. Kabul edilebilir bir şey değil. Kadınlara karşı iki haksızlık var; barışçıl yürüyüşlerine engel olmak, protesto hakkını, hiç yapmak istemedikleri bir şeyi yapmış gibi göstermektir. Biz bunları Kabataş iftirasından hatırlarız. Gezi olayları sırasında Erdoğan, 'Videosunu izledim, cuma günü bu konuda görüntüleri herkese izleteceğim' demişti. Kabataş yalanı ne kadar büyük yalansa ezana ıslık yalanı o kadar büyük yalandır. O cumanın üzerinden 297 cuma geçti, sen halen başörtülü kadına ve çocuğuna saldıran kişinin görüntüsünü gösteremedin."

"HANGİ TERÖRİST CENAZESİNE KATILMIŞ?"

Özel, İçişleri Bakanlığının görevinin, seçimlerin huzur, güven ve özgür bir ortamda yapılmasını sağlamak olduğunu anımsatarak, ülkede seçimin bu şekilde yapılmasında en büyük engelin bizatihi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olduğunu ileri sürdü.

Soylu'nun, "provokasyon yaratmak, seçimlere şaibe düşürmek, seçimlerde zehirli dil kullanmak, seçimlerin güvenliğinden endişe edilmesini sağlamak" için her şeyi yaptığını öne süren Özel, Soylu'nun felaketin, provokasyonun, güvensizliğin ta kendisi olduğunu iddia etti.

Özel, "zıvanadan çıkan Soylu'nun" son geldiği noktada, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nu, terörist cenazesine gitmekle suçlayıp, CHP'nin belediye başkan adaylarına, "Hadi ondan nefret etiğinizi söyleyin" dediğini anımsattı.

Soylu'nun bu tavrı karşısında kendisinden beklenmese bile partisinden kurumsal bir özür beklendiğini ifade eden Özel, ancak AK Parti'nin bu olgunluğun çok uzağında olduğunu savundu.

Özel, Soylu'ya, "Bana çık söyle Tanrıkulu hangi terörist cenazesine katılmış?" diye sorarak, şunları kaydetti:

"Bana o gazetenin, bu gazetenin montajını söyleme. İki fotoğraf var üzeri montajlı. Biri herkesin barış elçisi dediği Tahir Elçi'nin cenazesi. Diğeri Türkiye'de suçu, sabıkası olmayan Aziz Güler'e ait. İkisi de terörist değil. Ar damarı çatlamış adam sana söylüyoruz; CHP'nin bir milletvekilinin bir terörist cenazesine gittiği yok. Mecliste terörist cenazesine gittiği için düzenlenen Tuğba Hezer fezlekesi var. Savcılar elinizde, polis elinde, soruşturma yetkisi elinde; bir CHP milletvekiline bir tane fezleke var mı? Bu nefret söylemi İzmir'in Bayraklı'sında seçim bürosuna kurşun olarak dönüyor. Menemen'inde belediye başkan adayımızın eşinin de içinde bulunduğu araca saldırı olarak dönüyor. İçişleri Bakanı'nın tahrik edici, hedef gösterici dili, tüm savcılar açısından suç duyurusu niteliğindedir, soruşturma açılması gereken durumdur. Cumhuriyet savcıları bunu görev tanımları gereği yapmıyorlarsa biz suç duyurusunda bulunuyoruz."

"YETERSİZ BAKİYE SORUNU"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin içinde bulunduğu durumun, ibretle takip edilecek, acınası bir durum olduğunu öne süren Özel, Bahçeli'nin seçime 20 gün kala nihayet çalışmalara başladığını söyledi.

Özel, ülkenin beka sorunu değil, vatandaşın cebindeki yetersiz bakiye sorunu olduğunu ifade etti.

AHALİ BUNLARI BU VAKİTTEN SONRA YEMEZ GARİ"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in bugünkü basın toplantısından, "Ankara'nın gittiğinin" anlaşıldığını ileri süren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ankara elden gitmiş, Ömer Çelik Mansur Yavaş'ı konuşuyor. Geçmiş olsun Ömer Bey. O anketleri, sahayı biz de görüyoruz. 2016'da bir şey olmuş, bununla ilgili kanunen suç yokmuş, yıl olmuş 2019, Yavaş anketlerde farkı atmış, senin gazete manşet atmış. CHP, senin gazetenin, senin siyasetine hizmet eden, yarı provokatif, yarı şişirme, tamamı kandırma, seçime endeksli işine inanmaz. Bizim orada şöyle derler; ahali bunları bu vakitten sonra yemez gari. Bu işler olmadan 1 yıl önce bunları konuşursan ahali seni dinler, adaylığı konuşulmuş, aday olmuş, anketlerde adam fırlamış; 'Biz Mansur Yavaş ile ilgili bir şey biliyoruz...' Marko Paşa'ya anlatacaksın Ömerciğim. Bu vakitten sonra ahali bunu yemez. Yavaş ile ilgili bugün seçim sathı mahalline gelindiğinde, ortaya atılan iddiaların tamamının siyaset maksatlı, karalama amaçlı, yerel seçim sürecini etkilemeye yönelik bir çaba olduğu ortalama zeka sahibi her birimizin ortak çıkarımıdır. Yavaş ile ilgili Çelik'in iddia ettiği her şey yıllardır varsa, Çelik, AK Parti yıllardır susuyorsa bugün konuşma günü değildir. Çelik istiyor diye, bir gazete haber yapıyor diye Türkiye'nin, Ankara'nın dönüp bunu konuşacak hali yok. Yavaş iktidara gelecek. Ondan sonra CHP olarak net yaklaşımımız var; bugüne kadar dile getirilmeyip, bugün siyasi saiklerle ele alınan her şey adayımızın nezdinde teflon tavaya atılan bir şey gibidir. Tutmaz, yapışmaz, dökülür. Seçimden, adaylıktan, hatta adaylık konuşulurken yok, son 20 gün ankette fark çift rakamlı sayılara çıkmış, 'kırmızı alarm çamur atmam lazım.' Yemezler."

AK Parti'nin, eskiden gündemi belirlediğini şimdi dön dolaş "beka sorunu" denildiğini ifade eden Özel, "Tahminim o dur ki bunları reisleri fırçalıyor; 'yükü sırtımdan alın bir, iki cephe de siz açın.' diyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal da çıkmış 'CHP, milli güvenlik sorunu haline gelmiştir' diye eski temcit pilavını ısıtıyor" dedi.

"SEN SÜLEYMAN SOYLU'YU HAZMETTİN"

Soylu'nun barış sürecinde, bu barış sürecinin kıymetinin iyi bilinmesi gerektiğini, Türkiye'de MHP diye bir partiye ihtiyaç kalmadığını söylediğini belirten Özel, "Siz bu Soylu ile bir araya geldiniz ya. Bu Soylu geçmişte söylediği hangi lafı saraya tekrar edebilir? Bahçeli, gerçek hangi milliyetçi Soylu'yu hazmedebilir? Sen Süleyman Soylu'yu hazmettin. Sizin hazmetme kapasiteniz Soylu kadar ama gerçek milliyetçilerin, MHP'lilerin hazmetme kapasitesi o kadar yüksek değil. O yüzden onlar bunu hazmedemediler. " diye konuştu.

Özel, Türkiye'nin son çeyrekte yüzde 3 daraldığını anımsattı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, "En kötüsü geride kaldı" dediğini ifade eden Özel, "Hani en kötüsü geride kalmıştı?" diye sordu.