Facebook dijital çağın canavarı mı yoksa tekel mi?

  • Zuckerberg Avrupa Birliği Parlamentosu’nda da ifade verdi
  • Soru-cevap düzeni çok eleştirildi
  • Birçok soruyu havada bıraktı
  • Avrupa’ya gelmişken tek taşla iki hatta üç kuş vurmaya çalışıyor
  • Zuckerberg, Steve Jobs ve Bill Gates ile kıyaslanırken “canavar” olarak konumlandırıldı
  • Facebook’un tekel olup olmadığının anlaşılması için defterlerini açması istendi
  • 25 Mayıs’ta devreye girecek olan GDPR’da son durum ne?

    BİR CANAVAR OLARAK MI HATIRLANMAK İSTİYORSUN?

    Bu ifade Avrupa Parlamento’sunda ifade veren Mark Zuckerberg’e yöneltildi. Facebook kurucusu ve CEO’su peş peşe gelen sorulardan bu sefer çok daha rahat kaçabildi. Altını çizdiği konu, Teknolojinin kötü yönde kullanılmış olmasından üzüntülüyüz şeklindeydi.

    HEM KRİZ YÖNETİMİ YAPIYOR HEM DE GENİŞLEMEYE ÇALIŞIYOR

    Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, ABD Parlamentosu’nda verdiği iki ifadenin ardından Avrupa’ya da davet edilmiş hem Avrupa Birliği hem de İngiltere ayrı ayrı Zuckerberg’i sorgulamak istemişti. Zuckerberg -şimdilik- İngiltere’den uzak duruyor. Ancak AB Parlamentosu ile yaptığı ön anlaşmanın ardından bir süredir beklenen ifadesini tamamladı. Hem “kriz yönetimi” hem de genişleme politikaları kapsamında Avrupa’da birkaç durağı daha var. Bu duraklardan en önemlisi Fransa’da yapacağı görüşmeler. Fransa kısa süre önce teknolojiye yapacağı ciddi yatırımları duyurmuş, ülke dışından yetenek avcılığı yapılacağını belirtmiş ve bu sayede ABD ile Asya’nın teknolojideki hızlı yükselişini yakalamaya çalışacaklarının altını çizmişti.

    Zuckerberg de Fransa’da yapabileceklerini ve ellerindeki teknolojilerle ülkeye nasıl bir katma değer katabilecekleri konusunda Emmanuel Macron’u ikna etmeye çalışacak. Atlamayalım, Macron teknolojide ciddi atılımlar yapılacağının sinyalini verirken sadece Zuckerberg ile görüşmüyor 40’ın üzerinden teknoloji firmasını konuk ediyor. IBM, UBER ve Microsoft gibi devler de Fransa’da görüşmeler halinde. Ve doğal olarak bu firmalar da yapabilecekleri karşılığında Fransa’dan ve Avrupa genelinden vergi konusunda bir avantaj elde etmeye çalışacak.

    Yani Zuckerberg’in de Avrupa’ya gelerek ifade vermeyi kabul etmiş olmasını iki sebebi var. Birincisi krizi yönetmek, ikincisi de bir taşla iki kuş vurup genişlemeye çalışmak. Teknoloji şirketlerinin tamamının en önemli gündemi ise ise 25 Mayıs’ta AB’de devreye girecek olan GDPR’de süre kazanmak. GDPR konusuna aşağıda ayrıca değineceğiz.

    ABD MEDYASI İLE AVRUPA MEDYASI ARADA KALDI

    Zuckerberg’in Avrupa Birliği Parlamentosu’nda verdiği ifade 80 dakika sürdü. ABD’de peş peşe iki gün, saatlerce süren soru cevap maratonuna kıyasla çok daha rahattı. Kaldı ki soru-cevap düzenlemesinde kısıtlı katılıma izin verilmesi, sürenin azlığı, her bir kişinin üç dakikaya çok fazla soru sıkıştırmaya çalışması Zuckerberg’in elini rahatlattı. Facebook CEO’su yanıt vermeyi tercih etmediği birçok soruyu not aldırdı ve havada kalanları yazılı bir şekilde yanıtlayacaklarını duyurdu. Ancak bu yanıtların ardından soru-cevap seansının devamlılık gösteremeyecek olması en çok eleştirilen konulardan biri oldu.

    ABD medyası ile Avrupa medyası ise ifade sürecinin ardından arada kaldı. Bir kesime göre, Zuckerberg yanıt vereceği sorular ile havada bırakacağı soruları seçmeyi iyi öğrendi. ABD’de yaşadığı iki günlük ifade sürecinde edindiği deneyimi Avrupa Parlamentosu’na karşı başarıyla kullandı. Diğer yandan, kişisel veri güvenliği ile ilgili sorularda “kızartıldı.Şirketin 22 Mayıs piyasa değeri kapanışı ise olduk��a parlak: 532 milyar dolar. Cambridge Analytica skandalının ortaya çıkmasının ardından Facebook’un piyasa değeri 450 milyar doların altına kadar gerilemişti.

    “NASIL HATIRLANMAK İSTİYORSUN? BİR CANAVAR GİBİ Mİ”

    AB Parlamentosu’nda Zuckerberg’in üzerine en ciddi şekilde gelen Guy Verhofstadt oldu. Parlamentonun Belçikalı üyesi Bill Gates ve Steve Jobs’u örnek gösterirken, Microsoft ile Apple’ın kurucularını kamuya değer katan tarafa konumlandırıp, Facebook kurucusu için “canavar” ifadesini kullandı. Tam ifade şu şekildeydi: Nasıl hatırlanmak istediğini kendine sorman lazım. İnternetin üç büyük devinden Steve Jobs ile Bill Gates kamuya değer katıp dünyamızı zenginleştirirken, dijital bir canavar yaratan “dahi” demokrasimizi parçalıyor.”

    FACEBOOK DEFTERLERİNİ AÇAR MI?

    Alman üye Manfred Weber de Facebook’un bir tekel olup olmadığı konusunda Zuckerberg’i sıkıştırmaya çalıştı. Weber net bir teklif yaptı, eğer Facebook bir tekel değilse, o zaman defterlerini incelememiz için açın ve buna rahat bir şekilde karar verelim.

    VERİ GÜVENLİĞİ YASASI HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER


    • 25 Mayıs 2018’de Avrupa’da yürürlüğe girecek
    • Kısaca GDPR olarak biliniyor. Tam adı: General Data Protection Regulation
    • Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren şirketleri doğrudan etkileyecek
    • AB dışında Avrupa ile iş yapan ve Avrupa’da müşterileri olan firmalar da kapsam dahilinde: Facebook ve Google gibi
    • Veri güvenliğinde ihlal durumunda şirket cirosunun yüzde 4’üne kadar ceza verilebilecek

    Son dönemin popüler konularından biri olan veri güvenliği ile ilgili yeni bir sayfa açılıyor; en azından Avrupa’da. AB’ye bağlı ülkeler ve Avrupa’da yaşayan herkesin kişisel verilerinin güvenliği için tasarlanan bu yasa, 25 Mayıs 2018’de yürürlüğe giriyor. GDPR olarak kısaltılan ve tam adı General Data Protection Regulation (Genel Veri Koruması Yasası) olan yasa, kişilerin kendilerine ait olan verilerinin kontrolünü de ele almalarına olanak sağlıyor.

    Son dönemde yaşanan “Facebook veri skandalı” ile daha çok dikkat etmeye başladığımız kişisel verilerle ilgili olarak Avrupa Birliği en büyük adımını Nisan 2016’da atmıştı. O zaman kabul edilen bu yasanın firmalar tarafından uygulanabilir hale gelmesi için de iki yıllık bir süre tanınmıştı. Bu yasa özellikle ABD dışında milyonlarca kullanıcısı olan Google, Facebook, Amazon gibi firmalar için tarihi bir öneme sahip. Zira bu firmalar Avrupa’da yaşayan müşterilerine/kullanıcılarına hizmet etmeye devam edebilmek için tam anlamıyla GDPR’ye uygun bir şekilde davranmak zorundalar. Aksi durumda milyarlarca dolarlık cirolarından çok ciddi tutarda cezaları AB’ye ödemek durumunda kalacaklar. Bu ve benzeri bir yasa ABD’de ise gündemde değil. Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg’in ABD Senatosu’nda ve AB Parlamentosu’nda verdiği ifadelerde de gördük ki ABD’liler de veri güvenliğinden şikayetçi ancak bu alanda büyük adımlar atmaya “hazır” değiller.

    NE DEMEK OLDUĞUNU BİLMEYEN FİRMALAR VAR!

    GDPR için yapılan anketlerden ortaya çıkan sonuçlar çarpıcı. Firmalar arasında bu yasanın ne demek olduğunu bilmeyenlerin sayısı ciddi seviyede. Global cirolarından alabilecekleri yüzde 4’lük cezayı anlamlandırabilmiş durumda değiller.

    Yasanın 25 Mayıs’ta yürürlüğe girmesinden sonra yasa koyucuların adım adım ilerlemesi ve vitesi yavaş yükseltmeleri bekleniyor.

    Nisan’da ABD’de yapılan bir ankete bin firma katılmış ve yüzde 60’ı “kesinlikle” hazır değil.

    Ocak’ta İngiltere’de yapılan bir ankete göre, Londra’da yer alan firmalardan 4’te 1’i GDPR’ın ne demek olduğunu da bilmiyor. En bazit özetini tekrar edelim, kullanıcının kendi datasına koşulsuz sahip olması. Bir firma bir kullanıcının herhangi bir datasını (e-posta, telefon numarası, adresi vb.) tutuyorsa bu bilgiyi de ne amaçlı kullandığını da o kişiden saklayamayacak. Datanın ne kadar basit ya da komplike ya da ne kadar derin şekilde kategorize edilmiş olduğunun bu yasa karşısında bir farkı yok.

  • ZUCKERBERG BENİM DE BİLGİLERİN ÇALINDI

ETİKETLER