Yıkılma sırası sinemada mı? (Her iki kişiden biri salonlara gitmedi)

Dijitalleşen dünya pek çok sektörde radikal dönüşümlerin yaşanmasına neden oluyor. Zira internetin hayatımızın her alanına girmesi ile içerik tüketme alışkanlıklarımız da oldukça hızlı bir şekilde değişiyor. 

Basılı gazeteler birer birer kapanırken onların yerini internet medyası alıyor. Konda'nın geçtiğimiz dönemde yaptığı araştırmasında 2010’da yüzde 61 olan basılı gazete okuma oranının 2018'e gelindiğinde yüzde 26'ya düştüğünü gözler önüne sermişti. 

Bu düşüş haliyle pek çok mecranın küçülmesi ya da kapanması ile sonuçlandı. 2016 yılında ünlü İngiliz gazetesi "Stop Press" (Baskıyı Durdurun) yazılı kapakla okurlarına veda ederken onu Türkiye'den Haber Türk ve Vatan gazeteleri izledi. 

Görünen o ki önümüzdeki dönemde basılı gazete yerini dijital gazeteciliğe bırakacak. Benzer bir düşüşe sahne olmaya başlayan sinema salonlarının aynı kaderi paylaşıp paylaşmayacağı ise bugünlerin en çok konuşulan konusu. 

Zira rakamlara baktığımız zaman Türkiye'de 2019'un ilk yarısında 2018 yılına oranla sinemaya giden kişi sayısı yüzde 45.1 azaldı. Başka bir deyişle geçen sene sinema salonlarına giden her iki kişiden biri sinema salonlarına gitmedi. 

Kuşkusuz bu düşüşte yapımcılar ile sinema salonu işletmeleri arasında 28 Aralık’ta start alan tartışma ile pek çok gişesi yüksek filmin gösterime girmemesi ya da planlanan tarihten geç girmesinin etkisi büyük. 

Örneğin Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden çıkan 'Organize İşler - Sazan Sarmalı' yeni sinema yasasının 30 Ocak'ta yürürlüğe girmesinin ardından salonlardaki yerini alırken Cem Yılmaz’ın ‘Kara Komikler’i , Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik serisinin 6’ncı filmi ve Mucize Aşk gibi filmler seyirciyle buluşmadı. 

'Organize İşler - Sazan Sarmalı rötarlı bir şekilde sinema salonlarında gösterime girdikten hemen sonra Netflix'te de yayınlanmaya başlanmıştı.
'Organize İşler - Sazan Sarmalı rötarlı bir şekilde sinema salonlarında gösterime girdikten hemen sonra Netflix'te de yayınlanmaya başlanmıştı.

İzleyici sayısındaki bu azalma sektörde yüzde 35.2'lik bir hasılat kaybına yol açarken Dijital film ve dizi yayını yapan platformlar kullanıcı sayılarını artırmaya devam ediyor. 

HER 4 KİŞİDEN 1’İ İNTERNETTEN FİLM İZLİYOR 

Geçtiğimiz aylarda online araştırma şirketi DORinsight'ın gerçekleştirdiği 'Sinema ve Online Dizi/Film Platformları Araştırması'na göre, her 4 kişiden 1'i internetten dizi ya da film izliyor. 

Söz konusu vizyon filmlerine gelinde katılımcıların yüzde 60’ı yeni çıkan vizyon filmlerini sinemada izlemeyi tercih ederken, yüzde 40’ı evde online platformlarda film izlemek istediğini söylüyor. 

Evde film izlemeyi tercih edelerin yüzde 82’si film ve dizileri TV’den, yüzde 63’ü bilgisayardan, yüzde 33’ü telefondan, yüzde 18’i ise tabletten izlediklerini belirtiyor. 

Katılımcılara dijital platformların sinema salonlarını bitirip bitiremeyeceği sorusu yöneltildiğinde ise neredeyse toplumun neredeyse yarı yarıya ikiye ayrıldığını görüyoruz. 

Katılımcıların yüzde 53’ü online platformların gelecekte sinema sektörünü bitirmeyeceğini, yüzde 47’si ise bitireceğini düşünüyor. 

5 bin 313 kişinin katıldığı araştırmaya göre, Türkiye'deki en popüler platformlar yüzde 71 ile Netflix, yüzde 36 ile Puhu TV, yüzde 22 ile BluTv. 

Sinema salonuna olan rağbetteki düşüş sadece Türkiye de görülmüyor. Comscore’un araştırmasına göre, ABD’de salonlarda geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 10 civarında bir düşüş yaşandı. 

Haliyle pek çok kişinin aklındaki soru ise: Netflix gibi platformların popülerleşmesi sonrası yıkılma sırası sinema salonlarında mı? 

Dünya genelinde 150 milyona yakın kullanıcısı bulunan Netflix’in Türkiye’deki abone sayısına dair resmi bir açıklama bulunmuyor. Ancak platformun ülkemizde 70 ila 100 bin arası abonesi olduğu belirtiliyor.
Dünya genelinde 150 milyona yakın kullanıcısı bulunan Netflix’in Türkiye’deki abone sayısına dair resmi bir açıklama bulunmuyor. Ancak platformun ülkemizde 70 ila 100 bin arası abonesi olduğu belirtiliyor.

Son dönemde zamanın ruhunu en iyi anlayan firmalardan birisi olan Netflix bir DVD kiralama servisi olmanın yanı sıra dijital bir içerik üreticisine evrilerek hatırı sayılır bir gelirin de sahibi oldu. 

2018 yılında dünya internet trafiğinde Google'ın video servisi YouTube’u da geçerek birinci sıraya yükselen Netflix'in bu yükselişi sinemanın geleceğinin de sorgulanmasına yol açıyor. 

Zira Netflix gibi platformlar, sinema izleyicisine salonlara gitmek yerine istedikleri yerde ve zamanda film izleme özgürlüğünü sunuyor. 

NETFLIX 90 FİLM ÇEKECEK  

2019 yılı hedeflerini açıklayan Netflix, Hollywood’un en üretken stüdyosu olmaya çalışıyor. Zira 2018'in son günlerinde Netflix’in orijinal film içeriği yönetiminden sorumlu yöneticisi tarafından yapılan açıklamaya göre, firma 2019'da 90 film çekmeyi hedefliyor. 

Aynı açıklamaya göre, 20 filmin bütçeleri 20 milyon dolar ila 200 milyon dolar arasında değişecek. 70 filmin bütçesi ise 20 milyon dolardan daha düşük olacak. 

2018’de steaming platformlarını kullanan kişilerin sayısı ilk defa kablolu yayın üzerinden içerik izleyenleri geride bıraktı.
2018’de steaming platformlarını kullanan kişilerin sayısı ilk defa kablolu yayın üzerinden içerik izleyenleri geride bıraktı.

SİNEMA SALONLARINA YENİ RAKİPLER GELİYOR 

Dijital dizi ve film sektörü dev şirketlerinde iştahını kabartmış durumda. Dünyanın en zengin insanı olan Jeff Bezos’un Amazon’unun da son yıllarda ciddi yatırım yaptığı sektör Disney’in gelişine hazırlanıyor. 

Sosyal medya devi Facebook, 'Facebook Watch' isimli platformu ile tıpkı Netflix gibi kendi orijinal film ve dizilerini sunmaya hazırlanıyor. 

ABD merkezli teknoloji devi Apple’ın Apple+ adını verdiği platformunda Steven Spielberg, Oprah Winfrey gibi isimler de yar alacak. Apple’ın yeni servisi için şimdiden 2 milyar dolar harcamış olması ise teknoloji devinin sektörden iyi bir pay alabilmek için hiçbir şeyden kaçınmadığını gözler önüne seriyor. 

İngiliz yayın kuruluşu BBC ve ITV de "BritBox" olarak adlandırılacak bir platform oluşturmaya hazırlandıklarını geçtiğimiz aylarda duyurmuştu. 

Görünen o ki dijital film ve dizi sektörüne adım atan Apple, Disney ve BBC gibi platformlar kullanıcıya 'evde' sunulan içerik sayısını hatırı sayılır seviyede artırarak önümüzdeki dönemde sinema salonlarını daha da zor bir durumda bırakacak.

ETİKETLER